“Okuduklarımdan Notlar” Defteri

Okuduklarımızın kaçını hatırlayabiliyoruz? İsmini, yazarını, türünü, o çok beğendiğimiz cümleyi.. Çok güzel şeyler okuyorum, o an hiç unutmayacakmışım gibi geliyor ama üzerinden bir ay geçmeden yazar ve isim dışında çok az şey kalıyor, zaten bir süre sonra o da gidiyor. Hayatında belli bir okuma alışkanlığı olanlar beni iyi anladı, biliyorum.

Bu durumu defalarca yaşadıktan sonra kendimce çözümler aramaya başladım. O güzellikler bu kadar çabuk kaybolamazdı, kaybolmamalıydı. Süreç yavaş ve ağır ilerledi ama sanırım kendi doğruma ulaştım.

  • 1- Altını Çizmek

En pratik görünen ama benim için pek de pratik olmayan yol bu. Kitaplarımı sürekli yanımda taşıyorum ve uzun toplu taşıma yolculuklarımda da okumaya çalışıyorum. Tabi sürekli sallanan bir araçta kalem kullanmak pek akıllıca olmuyor. Bazen de yanımda kalem olmuyor ve altını çizebilmek için o sayfada okumayı kesip, kaleme ulaşınca devam ediyorum. Bu da kitabımın sonuna kavuşmamı yavaşlatıyor. Tüm bunlar kalemden vazgeçmek anlamına gelmiyor tabi. Yeni düzenlemelere ihtiyaç var. Benim bu konuda ilk yaptığım, kitap türlerinde ayrıma gitmek oldu. Aynı anda birden fazla kitap okuyabilirdim. Sakin kafayla okumam gerekenle; kalabalıklar içinde de okuyabileceğim arasında bir mekan düzenlemesine gittim. Artık o kadar da çok altını çizmem gerekmiyordu. Fakat ihtiyacım olduğunda da telefonumdan yardım almaya başladım. ‘Notlar’ uygulaması artık daha işlevseldi. O sırada okuduğum kitap için bir sayfa oluşturuyordum ve altını çizmek istediğim paragrafın sayfa numarasını anında not alıyordum. peki bu kadarı yeterli miydi? elbetteki hayır.

  • 2- Anında Not Almak

En müşkül yol kesinlikle bu. Kitap okurken bir yandan da not almak kitabın seyrinden beni kopardığı için hiç sevemedim. Ayrıca okuma hızımı da çok yavaşlatıyordu. Tabi bazı kitaplar da bu performansı istemiyor değil. Gerekli olduğunda kullandığım ama sürekli başvurduğum bir yol olmadı. Daha pratik ve etkili bir yol olmalı.

  • 3- “Okuduklarımdan Notlar” Defteri

Arayışlarım ve denemelerim sonunda vardığım nokta tam olarak burası. Değerli dostumun bana kullanmaya kıyamayacağım bir defter hediye etmesiyle başladı her şey. “Kullanmalıyım ama çok güzel şeyler yazmalıyım” demelerimden ötürü faaliyete geçmesi biraz zaman aldı ama sonuç mutluluk vericiydi. Çok beğendiğim kitaplardan ufak ufak alıntılar yapmakla başladım. Alıntıları, kitap yorumları ve analizler izledi. Artık her yeni kitaba başladığımda defterime yazacaklarımın heyecanı sarıyordu. Böyle böyle bir defter serisi oluşmaya başladı. Şu an serimin 3.defterindeyim. Diğer 2 defterime dönüp her baktığımda “İyi ki yapmışım” diyorum. Kitabı okurken hem “Altını çizmek” hem de “Anında not almak” yolundan yardım alıyorum. Fakat sonuç olarak beğendiğim paragrafları, okurken duyduğum hisleri, kitap hakkındaki analizlerimi bir yerde sistematik olarak toplayabiliyorum. Hem ne okuduğumu unutmamış oluyorum hem de sonradan rahatça başvurabiliyorum. Güzel defterlerimizin artması dileğiyle…

GAYE

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s